Haberler

Olam Progıda, Tedarikçileriyle Fındıkta Çocuk İşçiliği’ne Hayır Dedi

Olam Progıda, Tedarikçileriyle Fındıkta Çocuk İşçiliği’ne Hayır Dedi

Olam Progıda tarafından Batı ve Doğu Karadeniz Bölgesi’nde tedarikçi toplantıları düzenlendi. Yapılan toplantılarda fındığın ihracatında Olam Progıda ile üretici arasında önemli rol üstlenen fındık tüccarlarını bir araya getirdi. 2017 fındık sezonunun değerlendirilmesi yapıldı ve fındığın geleceği olarak görülen İzlenebilirlik ve Sürdürülebilirlik konuları konuşuldu. Ayrıca düzenlenen toplantılarda Mevsimlik Tarım İşçisi kadınların ve çocuklarının hayatında fark yaratan Prof. Dr. Zeynep ŞİMŞEK konuk konuşmacı olarak yer aldı. Prof. Dr. Zeynep ŞİMŞEK, “Fındıkta Çocuk İşçiliğinin Engellenmesi” konusunda katılımcılara bilgi verdi.

Pek Çok Üründe Lider Tedarikçi Pozisyonundayız

Toplantılarda Olam Progıda Genel Müdürü Hakan KARAKAŞ; “Olam, 70 ülkede tohumdan rafa çalışan, dünya genelinde 23.000'den fazla müşteriye gıda ve endüstriyel hammadde tedarik eden lider bir tarımsal ticaret şirketidir. Toplamda 70.000 çalışanımız fındığın dışında, kakao, kahve, kaju fıstığı, soğan, sarımsak, pirinç ve pamuk gibi pek çok üründe lider tedarikçi pozisyonundadır. Türkiye’de ise İstanbul ve Mersin’de ofisimiz, Giresun, Ordu ve Sakarya’da fındık, Samsun’da susam fabrikamız mevcuttur. Türkiye’de yaklaşık 1.000 çalışanımız ile geniş bir aileyiz.

Geniş ürün yelpazesinde oldukça önemli bir konumda olan ve Türkiye ve Gürcistan’da ana iş kolumuz olarak faaliyet gösterdiğimiz fındık sektöründe gün geçtikçe daha önemli bir pozisyon almaktayız. Fındığın bahçede üretiminden, market raflarında çikolatanın veya diğer ürünlerin içinde yer almasına kadar geçen süreçte her birimizin ortak emeği ve çalışması mevcuttur. Fındık birçok üründe yer alan, onları benzersiz kılan ve dünya çapında tanınmasını sağlayan son derece önemli bir hammaddedir. Tüm çalışanlarımızın değerli destekleriyle, tedarik zincirindeki özellikle üreticilerimiz ve tüccarlarımız olmak üzere tüm paydaşlarla yakın çalışmaya devam ediyoruz. Türkiye’deki tarım ve iş dünyasındaki aktörlere yüksek kalitede fındık üretimi için gerekli en ileri üretim teknikleri ve bilinirliğinin sağlanması yolunda kararlı adımlarla ilerliyoruz. Bu süreçte Türk fındığının üretimi ve kalitesi çok önemlidir.

Son Zamanların En Önemli Üretim Trendi “Sürdürülebilir Üretim”

Dünyada gıda alanında her yıl değişimler yaşanmaktadır. Bu değişimlere teknolojinin doğrudan ya da dolaylı olarak etkisi bulunmaktadır. Teknolojiyle birlikte modern tarım yöntemleri ve makineler geliştirildi ve geleneksel tarım yöntemlerinden uzaklaşıldı. Böylelikle geleneksel tarıma göre daha verimli üretim yapılabilmektedir. Yeryüzündeki doğal kaynaklar artık insan eliyle tükenme aşamasına geldi. Bu sorunun ancak Sürdürülebilir üretim yöntemleriyle, kaynakların uygun biçimde kullanılmasıyla giderilebileceği düşünülüyor. Son zamanların en önemli üretim trendi Sürdürülebilir Üretim’dir. “ diye konuştu.

Hedefimiz Daha Fazla Üreticiye Ulaşmak

Olam Progıda Genel Müdürü Hakan KARAKAŞ’ın konuşmasının ardından söz alan Sürdürülebilirlik Müdürü Burcu TÜRKAY: ”Sürdürülebilirlik departmanı olarak fındığın bahçede üretilmesinden fabrikanın kapısına gelene kadarki sürecini hem zirai hem de sosyal açıdan ele alıyoruz ve bu yolculuğun daha iyi ve verimli geçmesi için çalışmalar yürütüyoruz. Bu çalışmaları siz tedarikçilerimizle birlikte yürütüyoruz. Sahada ziraat mühendislerimiz ve sosyal çalışmacı arkadaşlarımız gerek zirai konularda gerekse sosyal konularda sizlerle, üreticilerle ve Mevsimlik tarım işçileriyle birlikte bir dizi proje ve program yürütüyorlar. 2017 yılı 2016 yılına göre her yönden daha verimli geçti. Her geçen yıl bir önceki yıla göre bizler için daha iyi geçiyor. Sürdürülebilirlik programının zirai çalışmalarına baktığımızda 2017 yılında hem iyi tarım uygulamalarına dahil ettiğimiz üretici sayılarımızda hem toprak analizi yaptırdığımız üretici sayılarımızda önemli artışlar oldu. Fındığın kalitesini ve verimini artırmak için bu çalışmaları önemsiyoruz. Çevresel sürdürülebilirlik sağlayabilmek için kullandığımız kimyasalların doğru şekilde bertaraf edilmeli. Boş tarım ilacı kutularının bahçelere atılmaması için köylere kimyasal atık konteynerleri yerleştirdik. Zirai eğitimler bizim için çok önemli; sadece iyi tarım uygulamaları yapıyoruz, üreticileri kaydettiriyoruz ve toprak analizleri yapıyoruz değil burda doğru budama, doğru gübreleme, doğru ilaçlama tekniklerini üreticilerle bire bir gerek bahçelerde gerekse köy meydanlarında biraraya gelerek onların eğitimlerine gerçekleştiriyoruz. 2017 yılında 3000’in üzerinde üreticiye zirai eğitim verdik. Hedefimiz önümüzdeki yıllarda daha fazla üreticiye ulaşmak.

İşçiler İçin Konaklama Yerlerini Yeniledik

Sürdürülebilirlik kapsamında yaptığımız çalışmalarda ise sosyal çalışmacı arkadaşlarımız özellikle hasat döneminde Mevsimlik tarım işcilerine yönelik sosyal haklarla ilgili projeler düzenliyorlar. İşçilerin haklarını anlatmak için hasat döneminde gezici eğitimler düzenliyoruz. İşçilerin yaşam standartlarını artırmak için işçi evleri renovasyonları, temiz suya erişim ve hijyene erişim konusunda belirli bölgelerde bahçe kenarlarına mobil tuvaletler yerleştirdik. Çocuk işçiliğine hayır diyerek çocukların bahçeye değil okula gitmeleri için belirli bölgelerde yaz okulları açtık ve bunlara bu yıl yaklaşık 150 çocuk kayıt yaptırdı ve hasat dönemi boyunca öğrenim gördü” dedi.  

Çocukların Fındık Bahçelerinde Çalışması Oldukça Tehlikeli

Olam Progıda Ülke Müdürü Ufuk ÖZONGUN: “Katılımı çok olan toplantılar hepimizi mutlu ediyor. Yaptığımız işlerde bir başarı görüyoruz ve yaptığımız işlerin anlamını görüyoruz. Sektör olarak sorunlarımız her zaman var. Sorunsuz fındıkçı, fındıkçısız sorun olmaz. Her sene değişik bir sorunumuz oluyor fakat bugünkü toplantı sorunların üzerine değil de daha çok sorunları ekip olarak, beraberce, ne şekilde daha fazla farkındalık yaratabiliriz, ne şekilde beraberce bu konulara özen gösteririz, beraberce çalışırız buna odaklanıyoruz.

Günümüzde tüketiciler hatta bizler de dahil artık pazara çıktığımızda satıcıdan bir şeyler istemekteyiz. Herkes yediği, içtiği ya da giydiği ürünün arka planını sorgulamakta. Aynı mantıkla müşterilerimiz de bizlere benzer taleplerle gelmekte ve biz de aynı talepleri sizlerden istemekteyiz. Sizler ise üreticiden istemektesiniz. Artık dünyada çok kısa zamanda çok şeyler değişebiliyor. Bundan 10 yıl önce fındık sektöründe bu konuları konuşmaya kalksak kimseye bir şey anlatamazdık ama artık değişen trendler bizi bu konuları konuşmaya yöneltmekte. Olam Progıda dünyanın en büyük tarım şirketlerden bir tanesi. Önceki yıllarda toplantılarda Şirketimizin başka ülkelerde yaptığı bazı faaliyetlerden örneğin; tabletlerle tarlalarda üreticiyle anketler yapılması, tarlaların GPS aracılığıyla yerlerinin işaretlenmesi, iyi tarım uygulamaları için gerekli bilgilerin tabletlere işlenmesi gibi çalışmalar hakkında bilgi alıyorduk ve bu çalışmaların Türkiye’de fındık sektöründe uygulanmasının hayal olduğunu düşünüyorduk fakat geldiğimiz noktada fındık tarımında, engebeli arazilerde yapılmasına rağmen hem teknoloji hem de makinalaşma konusunda önemli gelişmeler kaydedildi. Bu gelişmeler önümüzdeki yıllarda da artarak devam edecektir. Biz de Olam Progıda olarak bu konuda kendimizi ve ekibimizi genişletiyoruz. Ziraat mühendisi arkadaşlarımız var, sosyal çalışan arkadaşlarımız var. Bu bölgenin insanına yatırım yaparak bu gelişmelerin gerçekleşmesini biz de istiyoruz. Önümüzdeki dönemlerde sizlerle beraber hep birlikte bu gelişmeleri yaşayacağımıza inanıyorum. Siz de bizim ekibin bir parçasısınız. Bugün bir arkadaşımız bizimle az çalışır, bazı arkadaşlarımız daha fazla çalışır seneye tam tersi olur ama hep birlikte bir ekibiz. Ekip olmak demek zaten beraber kazanmak demek. Yani ekip olduğunuz zaman beraberce bir şeyi yerinden oynatabiliriz. Tek başımıza ben de bir şeyi yerinden oynatamam, arkadaşlarımız da oynatamaz, siz de oynatamazsınız ama hep beraber olursak bir şekilde bazı şeyleri değiştirebiliriz.

Fındığın Birçok Sorunu Var

Biz Olam Progıda geçtiğimiz senelerde yatırımlar yaptık. İnsana yatırım yaptık, fabrikalara yatırım yaptık, Ordu’da ve Sakarya’da kırma fabrikalarımız, Piraziz’de entegre tesisimiz var. Samsun’da değişik bir sektöre el attık ve susam fabrikası açtık ve tahin üretiyoruz. Avrupa ve Orta Doğu Sanayilerine soyulmuş susam üretiyoruz. Gürcistan’da bir fındık fabrikamız var. Ben sektöre 25 yılı aşkın süre önce girdiğimde fındık Türkiye’nin medarı iftiharıydı ve dünya üretiminin yüzde 80’i Türkiye’deydi. Şimdi ise bu pay düştü. Dünya üzerinde fındık üretimi yapan yeni ülkeler çıktı ve rakiplerimiz arttı. Bizler işimizi iyi yaptığımız için diğer ülkeler tarafından kopya edildik. Şili de bile fındık üretimi başladı. Dünya değişiyor ama bizim fındığımızın, çalışma şartlarımızın iyi olması bizi diğerlerinden ayıran özellik olması gerekiyor. Şu an biz fındık tarımında komşularımızdan daha öndeyiz dakat üretim miktarı olarak 5-10 yıl sonra onlar da bize yaklaşacaklar. Bu yaptığımız çalışmalar sadece bizim vazifemiz değil. Devletin de vazifesi var, sizlerin de vazifesi var. Hep birlikte çalışırsak belki bundan 5-10 yıl sonra bugünkünden daha iyi duruma geliriz. Değiştirebileceğimiz şeylerin başında çocuk işçiliği geliyor. Çocuk işçiliği bizim için oldukça önemli. Şimdi fındığın bir sürü sorunu var. Verim sorunu ve sosyal sorunları var. Artık fabrikalara fındığı teslim edene kadar da birçok risk faktörünüz var. Ayrıca elimizde olmayan bazı risk faktörleri var. Örneğin iklimler değişmeye başladı. Küresel ısınma tüm dünyanın gündeminde. Son yıllarda yaşanan bu gelişmeler tüm tarım ürünlerini etkiledi.” Dedi.  

Toplantıların sonunda 2017 yılı içerisinde Sürdürülebilirlik Programı kapsamında Zirai ve Sosyal alanlarda yürütülen çalışmalara destek veren tedarikçilere ödülleri verildi. Doğu Karadeniz Bölgesi Sürdürülebilirlik Programı-Zirai Faaliyet kategorisinde 2017 yılında zirai alanda düzenlediği üretici eğitimleriyle ve İyi Tarım Uygulamaları Projemize üreticileri ile birlikte verdiği değerli katkılarıyla Yüksel GÖL bu ödülü almaya hak kazanmıştır. “Sürdürülebilirlik Programı-Sosyal Faaliyet” kategorisinde 2017 yılında sosyal alanda düzenlediği işçi ve üretici eğitimleriyle Murat BOZKURT’u bu ödülü almaya hak kazanmıştır. “Sürdürülebilirlik Programı-Onur Ödülü” Yılmaz AKERİK, “Sürdürülebilirlik Programı-Özel Ödülünü” Emrullah ÇATALAHMETOĞLU almıştır. Ayrıca Sürdürülebilirlik Programında Yüksel GÖL, İlhan YILDIZ, Yılmaz AKERİK, Murat BOZKURT, Bahri KAÇAR, Emrullah ÇATALAHMETOĞLU, Sevgi DEMİR, İbrahim DEMİR, Taner DEMİR, Olgun KAÇAR, Ümüt Can GENÇ, ve Ahmet TOPKAYA’ya teşekkür belgeleri sunulmuştur.

Batı Karadeniz Bölgesi’nde yapılan toplantının ardından ise Batı Karadeniz Bölgesi Sürdürülebilirlik Programı Zirai faaliyetler ödülü dalında Nurettin SERDAROĞLU ödüle layık görülürken, sosyal faaliyetler ödülü dalında Ozan KAP ödüle layık görüldü. Fındıkta tek üretici kooperatifi olma özelliği gösteren Kuzey Tarımsal Kalkınma Kooperatifi adına Kooperatif Başkanı Özgür Ali UĞUR da Sürdürülebilirlik Özel Ödülüne layık görüldü. Ayrıca Sürdürülebilirlik çalışmalarına 2017 yılında verdikleri destek nedeniyle Hüseyin ALTUNBAŞ, Hasan AYGIN, Bayram Ali ÇATALBAŞ, Fatih PAZVANT, İbrahim ERDOĞAN, Hasan SARIOĞLU, Ömer FİLİZFİDANOĞLU, Murat KARACA ve Erkan EGELİOĞLU’na teşekkür belgeleri takdim edilmiştir.