Blog

11 Mart 2021

Fındığın Geleceği: Türkiye’de Sürdürülebilir Fındık Üretimi

Fındığın Geleceği: Türkiye’de Sürdürülebilir Fındık Üretimi

Fındık Neden Önemli?

İstanbul’dan Artvin’e kadar 16 ilde üretimi yapılan fındık, aynı zamanda yaklaşık 400 bin aileyi yani 2-2,5 milyon insanı ilgilendiren, yüz binlerce vatandaşa istihdam imkanı sağlayan, her sene yaklaşık 3 milyar dolara yakın ihracat geliri getiren, lokal ve ulusal ekonomimiz için son derece önemli olan bir tarımsal üründür.

Bunların yanında sağlıklı ve besleyici içeriğiyle fındık, şekerleme ve çikolata sektörünün de olmazsa olmaz bileşenidir. Global fındık tarımında hem miktar hem de kalite konularında liderlik yapan Türkiye, hala daha bütün dünya üzerindeki fındık üretiminin üçte ikisini gerçekleştirmekte ve bu üretimin oldukça fazla bir bölümünü ihraç etmektedir.

Sürdürülebilir Fındık ile Geleceğe Miras

Tarım alanlarının yüzde 79’u fındık bahçelerinden oluşan Giresun ilinde toprakların yaklaşık yüzde 22’si bitkisel üretim amacıyla kullanılmaktadır. Veriler Giresun ili için yaklaşık 79 bin fındık üreticisi olduğunu gösteriyor. Kayıtlı olmayan bahçelerle birlikte 100 bin aileyi ilgilendiren bir fındık üretiminden çok rahat bir şekilde bahsedebiliriz. Bu bilgiler ışığında 426 bin nüfuslu Giresun şehrinde fındık bitkisinin, hem bölgede ikamet eden hem de şehirden göç etmiş aile ve kişiler için ne denli önemli olduğunu gözler önüne seriyor. Fındık, Şebinkarahisar gibi iç bölgede yer alan ilçeler dışında hemen hemen her aile için temel veya yan gelir kaynağı durumundadır. Giresun ilindeki üretimi ile ön plana çıkan fındık bitkisi, yenilenebilir bir kaynak olmanın yanında global ölçekte en önemli ekolojik alanlardan biri olan Kuzey Anadolu ve Kafkasya habitatının bir parçasıdır. İnsan eliyle kurulan sosyal ve ekonomik sistem, ekolojik sistemin hediyesi olan fındıkla birlikte büyümektedir. Yani, fındık bitkisinin sosyal ve ekonomik alanlardaki sürdürülebilirliği, bir başka deyiş ile gelecek kuşaklar için de ürün, iş ve gelir olanakları sunmaya devam edebilmesi, ekolojik sistemin sağlıklı bir biçimde ayakta tutulmasına ve işlemesine bağlıdır.

Fındık Üretim Süreci

Fındık bahçesindeki budama, gübreleme ve ilaçlama aşamalarından fındık hasadı, depolama ile pazarlamaya kadar varan on iki aylık bir süre içerisinde gerçekleşen fındık üretim sürecinin her bir adımı kendi içinde detaylara sahiptir. Bu aşamalarında her birinde yapılması gereken işlemin, doğru zamanda, doğru yöntemle ve doğru miktarda uygulanması, ürünün sosyal, ekonomik ve ekolojik sürdürülebilirliğinin sağlanması için oldukça önem taşımaktadır.

Fındık tarımının ekolojik dayanağı toprak, su, doğada bulunan türler ve bu türlerin yaratmış olduğu çeşitliliktir. Aralıksız yapılan toprak işleme uygulaması, miktarı giderek artan kimyasal gübre ve pestisit kullanımı ile gerçekleşen endüstriyel tarım uygulamaları toprak sağlığını olumsuz etkiliyor, suları kirletiyor, biyolojik çeşitliliği azaltıyor. Bizler gibi gelecek nesillerin de yaşamı tarımın temel dayanağı olan doğal varlıklara bağlı.

Sürdürülebilir tarım uygulamaları sayesinde gıda üretimi %58 çoğaltılabilir. Sürdürülebilir tarım, hem bugünün hem de gelecek kuşakların ihtiyacını karşılayacak olan üretim için gerekli doğal varlıkları koruma prensibine dayalıdır.

Sürdürülebilir Fındık Tarımı Neden Gerekli?

Dünya üzerindeki insan nüfusu büyük bir hızla artıyor. Çin, Hindistan gibi ülkelerde milyarlarla ifade edilen bir nüfus karşımıza çıkıyor. Avrupa ve Amerika kıtalarında da yakın bir gelecekte insan nüfusunun milyarları bulacağı tahmin edilmekte. Hızla artan insan nüfusu, ilerleyen yıllarda ciddi bir besin ihtiyacını da beraberinde getirecek. Endüstriyel tarımın en temel gayelerinden biri, hem günümüzde hem de gelecek yıllarda her insanın temel ihtiyaçlara erişimini sağlayabilmektir.

Fındıkta olduğu gibi diğer bütün tarım ürünlerinin uygun maliyetin yanında yüksek miktarda üretilmesi, bugün dünyanın en büyük sorunlarından biri olan besin kaynaklarına ulaşım sorununu azaltabilir, hatta tamamen yok edebilir. Fındık tarımında sürdürülebilir bir model izlemek, endüstriyel tarımın neden olduğu sorunların önüne geçmekle kalmayacak, ülkemizdeki bu bereketi gelecek nesillere aktaracak bir atılım da olacaktır. Günümüzde sürdürülebilir tarım yapılan alanlar bulunuyor ve sayıları her geçen gün daha da artıyor.

Endüstriyel tarım uygulamalarının hız kesmeden devam etmesi, ülke ekonomisine ve fındığa sarılmış binlerce aileye zarar verecek bir geleneğin devam etmesi anlamına geliyor. Aynı zamanda dünya üzerindeki zenginlikleri bizden sonra gelen nesillere aktarmamızın da önüne geçiyor. İşte bu nedenle sürdürülebilir tarım fındık ve diğer bütün tarım ürünleri için tek kurtuluş rotamız. Olam Progıda olarak biz de fındık tarımında sürdürülebilirlik anlayışını odak noktamız haline getirdik. Tarımsal ilaçlarla gittikçe kirlenen ekim arazilerinin, iklimsel değişikliklerin ve su kıtlığının önüne geçebilmek adına sürdürülebilir tarım uygulamaları ile üreticilerimize destek oluyoruz. Genç nesillerin de tarıma ilgi duymaları için edindiğimiz sürdürülebilirlik misyonu, aynı zamanda onları besleyecek olan toprakları da canlı kılacak olan unsurdur. Gelişen ve büyüyen toplumlarla birlikte hayatımıza dahil olan sürdürülebilir tarım ile birlikte sağlıklı ekosistemlerin yanında çiftçilerimizin refah seviyesinin artacağına da inanıyoruz. Sürdürülebilirlik programımız hakkında daha fazla bilgi almak için lütfen tıklayınız.